
Abidin Dino'nun 1943-1944 yıllarında Adana'da Türksözü gazetesindeki yazıları, yazılmalarının üzerinden 70 yıl geçtikten sonra yazıldıkları topraklarda, Çukurova'dan kitap olarak yola çıkıyor ve sanatçımızın doğumunun 100. yılında sevenleriyle buluşuyor. Abidin Dino'nun Adana ile ilişkisinin en uzun ve verimli dönemi 1942-1945 yıllarını kapsayan bu sürgün günleridir. Dino kardeşler, Adana sürgünü öncesinde İstanbul'da çeşitli dergilerde hem çizgileri hem yazılarıyla yer aldılar. Abidin Dino, kültür ve sanat cephesinde önemli bir mücadelenin yaşandığı 1930'lu yılların sonunda S.E.S., Ses, Yeni Ses, Servet-i Fünun/Uyanış, Yeni Yol, Yeni Edebiyat gibi dergilerde yazı ve çizgileriyle yer aldı ve Akbaba, Çınaraltı gibi dergilerin etrafında toplanan sanat ve siyaset anlayışına karşı muhalif bir kimlik sergiledi. Aydınların, sanatçıların bu hareketliliği II. Dünya Savaşı'nın siyasi atmosferiyle birleştiğinde, iktidar birçok aydını Anadolu'nun çeşitli kentlerine sürgün etti. Abidin Dino, Adana'daki sürgün günlerinde Türksözü gazetesinde çalıştı. CHP Milletvekili Ferit Celal Güven ve kardeşlerinin sahibi olduğu Türksözü'nde ''gazetecilik'' anlamında da oldukça başarılıydı. Abidin Dino, II. Dünya Savaşı'nın önemli günlerinin yaşanmakta olduğu bu süreçte Türksözü gazetesinde savaşla ilgili gelişmeleri, çoğu ulusal gazetenin erişemediği bir hızda okurlarına ulaştırdı. Bildiği yabancı diller sayesinde radyodan ajans haberlerini çevirerek okura aktarmasının ötesinde siyasi kimliğiyle de bu haberlere ve gazeteye bir renk kattı. Öyle ki bu ''renk'' Emniyet'in de dikkatinden kaçmamış ve gazetenin bu başarısı, onlar tarafından sorgulanmıştır. Türksözü gazetesinin söz konusu yıllardaki koleksiyonları incelendiğinde Abidin Dino'nun kültür ve sanat alanlarında da hem gazeteye hem de Adana halkına kendi rengini ve dünyasını taşıdığı söylenebilir. Örnek olarak, Abidin Dino'nun söyleşilerinde ve yazılarında öykücülüğünü hep övdüğü Fahri Celal Göktulga, öyküleriyle bu yılların Türksözü'nde okuyucularla buluşmuştur.
Author
