Paperback. 13,50 / 20,00 cm. In Turkish. 264 p. Edebi ile akademik alanlarin gelgitli bir iliskisi oldugu söylenir. Yazarlar ve akademisyenler birbirlerinin antitezi olarak düsünülür. Peki, bu iki dünya arasinda gerçekten de asilamaz bir duvar mi örülüdür, bir köprü olusturmanin hiç mi imkâni yoktur? Antitezler, edebi ve akademik yazilarin "yazar tezi" gibi çok özel bir malzeme araciligiyla nasil karsilastigini, yollarinin nasil kesistigini gözler önüne seriyor. Yazar tezleri söz konusu oldugunda, akademik çalisma edebi bir yatirim olamaz mi ya da edebi eser akademik arastirmadan ne derece etkilenebilir? Mallarmé varolussal krizinden kurtulmak amaciyla dilbilimle ilgili bir teze baslamisti; Péguy'nin tezi Sorbonne'a karsi uzun bir hakaretten ibaretti; Paulhan'inki otuz bes yili asan bir süreye yayilmis sayisiz müsvedde içinde kaybolmustu; Céline, Macar bir doktora düzdügü methiye arkasina belli belirsiz gizlenmis otoportresini sunmustu doktora jürisine ve Barthes, tezin "erotik bir beden" olmasi gerektigini ileri sürmüstü. Üniversite ile edebiyat arasinda, yazilmayi bekleyen bir tarihe -yazarlarin üniversiteyle iliskilerinin tarihine- Fransa deneyimini merkeze alarak katki yapmayi amaçlayan Antitezler, edebi ve akademik dünyalarin karsilastigi ve birbirine meydan okudugu tarihsel bir sorusturma sunuyor bize. Ayni zamanda tez yazimina dair, yazarlarin akademik normlari ve biçimleri sorguladigi ve yazma hakkindaki tavsiyelerini damittiklari bir anti-kilavuz bu. Karsilastirmali Edebiyat doktorasina sahip olan Charles Coustille, özellikle Fransiz sair ve deneme yazari Charles Péguy hakkindaki çalismalariyla taniniyor.