
Hevesi kaçanların fırsat ayağına geldi. Eğlenceli, ilham verici, gaza getirici bir BONKİS hikâyesi! Deniz, Kadıköy’de yalnız yaşayan, otuz yaşında bir mimar. Ev yemeğinin en güzeli, dost kazığının en sağlamı nerede yenir, kendinizi ait hissetmediğiniz bir işte yıllarca nasıl hayatta kalınır, her şeyi bilen sevgilinin kaprisinden, mükemmeliyetçi annenin beklentilerinden nasıl sıyrılır, ondan sorulur. Görünüşte sokakta yanımızdan geçtiğinde fark etmediğimiz, yüzüne baktığımızda içindeki buhrana dair hiçbir fikrimiz olmayan sıradan insanlardan biri. Son zamanlarda hayatta zevk aldığı sadece iki şey var: çift kaşarlı vapur tostu ve zift gibi demli, tansiyon düşüren çay. Bunun dışında maalesef bir süredir içinden hiçbir şey gelmiyor… Ancak yıllardır içinde biriken söylenmemiş laflar, başkalarının yaptığı seçimler artık canına tak ediyor ve Deniz kendine yeni bir hayat çiziyor. İçme denilen o son kadeh içilecek, giyme denilen o mini etek giyilecek, harcanması gereken insanlar harcanacak! Çünkü biri, otuzların muhteşem geçeceğine dair garanti verdi ve o güzel hayatın başlangıcı burası… Senarist-yazar Deniz Tezuysal’ın kaleme aldığı Bonkis: İçimden Hiçbir Şey Gelmiyor, sevilen TV dizisi Bonkis’in öncesini anlatan eğlenceli ve sürükleyici bir roman. Deniz otuzuna yeni girmiş, Kadıköy’de yalnız yaşayan, nereye nasıl konumlandırması gerektiğini bilmediği bir ilişkinin içinde savrulurken yaşadığı şeyin aşk olduğuna inanan, her sabah 8.15 vapuruyla Beşiktaş’a ofise gidip gece gündüz demeden çalışan genç bir mimar. Son dönemlerde içine girdiği çıkmazdan kurtulup kendine yeni bir hayat kurmasıyla tamamlanacak yolculuğa tanıklık edeceğimiz modern, komik, heyecanlı bir şehir hikâyesi olan Bonkis: İçimden Hiçbir Şey Gelmiyor, eğlendirirken enerjimizi yükseltecek ve umutlandıracak bir roman.