
Seni yalnız bıraktım diye Mezarından bile koşarak geliyorum eve. Islık çalan odalarda Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum. Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını. Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri. İnsan acısından utanır mı Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum. Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede. Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm. Deniz kıyısına gidelim haydi Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu. İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Author

7 Eylül 1953 tarihinde Yozgat'ta doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Yozgat'ta yaptı. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden mezun oldu (1978). Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk, yöneticilik yaptı ve bu kurumdan emekli oldu. 1984 yılında Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı. Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik yaptı. Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla 1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı. Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.