
Bir coğrafyayı, oranın insanını en iyi yansıtan aynalardan biri edebiyattır. Bu aynadan o coğrafyanın ruhundan doğmuş düşler, gerçekler yansır. Doğu Öyküleri seçkisi o aynalardan biri. Türkçe yazan, Türkiye’nin doğusunu anlatan on dört yazardan seçilmiş bu öyküler, Doğu’nun ruhundan doğmuş düşleri, gerçekleri anlatırken sonsuz edebiyat zincirine ekleniyor. Bu zincirin halkaları okuru zorlu, vahşi, esrarengiz bir coğrafyaya, insanının iç dünyasının esrarengiz âlemine götürüyor. Tarih boyunca gelip geçmiş pek çok kültüre ev sahipliği yapmış Doğu’nun sarsıcı dünyasını ve insanlarını yazan, insanın çaresizliğine, çelişkilerine, yoksulluğuna tanıklık eden on dört yazar: Tahsin Yücel, Bekir Yıldız, Adnan Binyazar, Ahmet Say, Sevgi Soysal, Ferit Edgü, Mıgırdiç Margosyan, Osman Şahin, Rasim Özdenören, Necati Güngör, Nedim Gürsel, Hasan Özkılıç, Hasan Ali Toptaş, Suzan Samancı.
Authors

Sevgi Soysal was born in Istanbul in 1936. She grew up in Ankara with her father, an architect-bureaucrat originally from Salonica, and her German mother. She studied archaeology in Ankara, continuing her education in that field as well as theater at Göttingen University. Soysal’s first volume of short stories, Tutkulu Perçem (Passionate Bangs), was published in 1962, the same year that Soysal began working for the Turkish national television and radio (TRT). She went on to write Tante Rosa, a novel of interconnected stories based upon the life and personality of her aunt, Rosel. Her novel addressing male-female relationships and the issue of marriage, Yürümek (Walking), was banned upon charges of obscenity. In 1974 Soysal won the prestigious Orhan Kemal Award for Best Novel for Yenişehir’de Bir Öğle Vakti (Noontime in Yenişehir), which she had written while in prison. Her novel Şafak (Dawn), in which she criticized the coup of 12 March by way of the story of a woman exiled in Adana, was published in 1975. Her memoirs of prison life, originally published in the newspaper Politika, were published in a single volume as Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu (Yıldırım Area Women’s Ward) in 1976. In another book of short stories, Barış Adlı Çocuk (A Child Named Peace), Soysal describes with great literary aplomb the social and political changes during that time, often based upon keen observations of her personal experiences. Soysal was diagnosed with cancer, which resulted in her death on 22 November 1976. She left behind an incomplete novel, Hoşgeldin Ölüm (Welcome, Death!). A masterful critic of social injustice, gender inequality, and militarism, Sevgi Soysal’s writings are essential to understanding Turkey since the 1960’s. The fact that Soysal’s complete works continue to attract a devoted readership is proof of the power of her writing, as well as her lasting influence upon both the Turkish public and the intelligentsia. Soysal’s early stories and essays are of an existentialist bent, as they emphasize the anxiety of the individual vis-à-vis society. In her later works, Soysal’s focus shifts to that of the relationship between the individual and society and to various social issues. Soysal stands out as an author who refused to meet the constricting social demands of her time, most especially those concerning gender. Soysal never flinched when it came to challenging the conformism that she observed in society, including that within the oppositional leftist movement, though she herself took a keen interest in contemporary leftist ideology. In her works, whether memoirs of prison life in Ankara, or the novel-in-stories, Tante Rosa, or any of her other works, Soysal addresses the loopholes, the hitches and glitches in the dominating system with sharp intelligence and scathing irony. Female protagonists who are not afraid to reckon with themselves, or to question their own actions and how those actions are dictated by society, always hold a prominent place in Soysal’s work. These are characters who do not hesitate to embark upon adventures, to live their lives rather than remaining pent up or static, even though they often know that their lust for life will inevitably lead them into certain pitfalls. Whether within the context of prison or the leftist movement, as a newspaper columnist or as a “housewife,” Sevgi Soysal never failed to criticize, with her ironic wit, both herself and the social pressures that constrict the individual, and to reveal the inner workings of daily oppression. Turkish journalist Yıldırım Türker says that for him, Sevgi Soysal is “a tulle of shrewd attitude, rebellious joy, and intelligence glistening with the sheen of compassion, through which I viewed the world in my early youth.”


Hasan Özkılıç, 1951 yılında Iğdır’da doğdu. Orta ikinci sınıfa kadar burada eğitim gördü. Ailesi, 1968 yılında Manisa’nın Turgutlu ilçesine işçi olarak göçtü. Eğitimine burada devam etti. 1973 yılında Turgutlu Lisesi’nden mezun oldu. 1974 yılında Ege Üniversitesi İşletme Fakültesine kaydoldu, bu okulu 1980 yılında bitirdi. 70’lerin başında yazmaya başladı. İlk öyküsü 1974 yılında Demokrat İzmir Gazetesi’nde yayımlandı. Daha sonra öyküleri, Çıkış, Edebiyat Cephesi, Küçücük, Öykü, İnsancıl, Evrensel Kültür, Gerçek Sanat, Adam Öykü, Agora, Yelkovan, Notos Öykü gibi dergilerde yayımladı. Yazarın ilk kitabı Kuş Boranı 1998 yılında İnsancıl Yayınları’ndan çıktı. Şerul'da Beklemek adlı kitabı 2002, Orada Yollarda adlı kitabı 2005, Gönlümüm Şirazesi Bozuldu adlı kitabı da 2008 yılında Can Yayınları'ndan çıktı. “Gönlümün Şirazesi Bozuldu” adlı kitabıyla, 2008 yılında 22. verilen 2007 Milliyet Gazetesi Haldun Taner Öykü Ödülü’nü aldı. Yazar, 2000/2005 yılları arasında İzmir’de, Agora Yeni Binyıl Edebiyat Sanat Kültür Dergisi'ni 45 sayı yayımladı, derginin yayınını Aralık 2005 ayında dondurdu. Yazarın, “Kuş Boranı” adlı kitabından "Bir Yanı Yaralı", “Orada Yollarda” kitabından, "Güzel Günler İçin” adlı öykülerinden Erden Kıral, (2008 yılında) “Vicdan” adlı uzun metrajlı filmi sinemaya uyarladı. Film, 2008 yılı Ekim ayında vizyona girdi. Filmde, Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal gibi oyuncular oynadı. Vicdan filmi, Antalya Altın Portakal Film yarışmasında, Nurgül Yeşilçay en iyi kadın oyuncu, görüntü yönetmeni en iyi görüntü, kurgu dalında en iyi kurgu ve makyaj dalında da en iyi makyaj olmak üzere, dört ödül aldı… Yine yazarın Şerul’da Beklemek adlı kitabından, “Adı Kargalarda Saklı” öyküsünü, yönetmen Özcan Alper, “Moto Guzzi” adıyla senaryolaştırıldı, 2007 Kars Altın Kaz Film Festivali’nde düzenlenen ve yarışmayla seçilen, beş “Kar Öyküsü” kapsamında seçilen öykü, 2008 yılında, yine o yörede kısa film olarak çekildi. Bu kısa film diğerleriyle birlikte 2008 yılında aynı festivalde gösterildi… Yazarın kızı Öykü, 2000 yılında doğdu.

Adnan Binyazar, 7 Mart 1934 tarihinde Diyarbakır'da doğdu aslen Elazığ-Ağın'lıdır. Ancak 14 yaşında başlayabildiği ilköğrenimi çeşitli illerde sürdürdü. Dicle Köy Enstitüsü'ne girerek köy enstitülerinin yetiştirdiği köylü aydınlar kuşağının bir parçası oldu. Eğitimini, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde sürdürdü. Türkiye'nin çeşitli öğretmen okullarında, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Eğitim Enstitüsü, Devlet Konservatuarı, Basın Yayın Yüksek Okulu gibi birçok eğitim kurumunda ve Türk Tarih Kurumu'nda, Kültür Bakanlığı'nda, Türk Dil Kurumu'nda görev yaptı. 1978 yılında Kültür Bakanlığı Tanıtma ve Yayımlar Dairesi Başkanlığı'na getirildi. 1981 yılında Berlin Eğitim Senatosu'nun çağrısı üzerine Berlin'e gitti, bu dönemde İncila Özhan'la birlikte altı ciltlik Türkçe/Dil ve Okuma Kitabı'nı (1.-2.) yazdı. Yurtdışında çeşitli öğretmen yetiştirme proejlerinde çalıştı. Halk kültürüne ilişkin araştırmalarda bulundu. Öğretmenliğini yazarlığı ile birleştirdi; deneme ve roman alanında eserler verdi. Adnan Binyazar, Masalını Yitiren Dev adlı anı-romanında yoksulluk içinde geçen çocukluk dönemini, Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan Ölümün Gölgesi Yok adlı kitabında bir sevda öyküsü anlattı.



1940’ta Maraş’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Maraş, Malatya, Tunceli gibi Güney ve Doğu şehirlerinde tamamladı. İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni ve İ.Ü. Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. Devlet Planlama Teşkilâtı’nda uzman olarak çalıştı. Bir ara araştırma amacıyla ABD’nin çeşitli eyaletlerinde, 1970-1971’de iki yıl kadar kaldı. 1975 yılında Kültür Bakanlığı Bakanlık Müşavirliği görevine geldi. Aynı bakanlıkta bir yıl da müfettişlik yaptı. 1978’de istifa ederek ayrıldığı devlet memurluğuna bir süre sonra(1980)Devlet Planlama Teşkilâtı’nda çalışmak üzere tekrar döndü. Uzman, daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı, genel sekreterlik, müşavirlik görevlerinde bulundu. 2005 yılında, devlet memurluğuna noktayı koyarak kendi deyimiyle özgürlüğünü ilân etti. Türk öykücülüğünün ve deneme yazarlığının gelmiş geçmiş en usta kalemlerinden biri olarak temayüz etti. Yazarın eserleri şunlardır: Hastalar ve Işıklar (hikâyeler, 1. bs. 1967; 7. bs. 2013), Gül Yetiştiren Adam (roman, 1. bs. 1979; 24. bs. 2013), Çözülme (hikâyeler, 1. bs. 1973; 7. bs. 2013), Çok Sesli Bir Ölüm (hikâyeler, 1. bs. 1974; 6. bs. 2012), Çarpılmışlar (hikâyeler, 1. bs. 1977; 5. bs. 2012), Eşikte Duran İnsan (denemeler, 1. bs. 2000; 5. bs. 2013), Denize Açılan Kapı (hikâyeler; Yazarlar Birliği’nin 1984 ‘hikâye’ alanında ‘yılın hikâyecisi’ ödülü, 1. bs. 1983; 7. bs. 2012), İki Dünya (denemeler, Türkiye Millî Kültür Vakfı fikir dalında 1978 jüri özel ödülü, 1. bs. 1977; 4. bs. 2013), Yaşadığımız Günler (denemeler, 1. bs. 1985; 8. bs. 2013), Ruhun Malzemeleri (denemeler, 1. bs. 1986; 5. bs. 2013), Yeniden İnanmak (denemeler, 1. bs. 1987; 4. bs. 2013), Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler (denemeler, 1. bs. 1985; 22. bs. 2013), Müslümanca Yaşamak (denemeler, 1. bs. 1988; 13. bs. 2013), Kafa Karıştıran Kelimeler (denemeler, 1. bs. 1987; 12. bs. 2013), Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı (denemeler, 1. bs. 1987; 6. bs. 2012), Red Yazıları (denemeler, 1. bs. 1988; 4. bs. 2013), Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti (denemeler, 1. bs. 1996; 5. bs. 2013), Ben ve Hayat ve Ölüm (denemeler, 1. bs. 1997; 5. bs. 2013), Acemi Yolcu (denemeler, 1997, 5. bs. 2013), İpin Ucu (denemeler, 1997, 4. bs. 2013) Çapraz İlişkiler (denemeler, 1. bs. 1987; 5. bs. 2013), Kent İlişkileri (denemeler, 1998, 3. bs. 2011), Yüzler (denemeler, 1. bs. 1999; 5. bs. 2013), Köpekçe Düşünceler (denemeler, 1. bs. 1999; 4. bs. 2013), Kuyu (hikâye, 1. bs. 1999; 6. bs. 2012), Hışırtı (hikâyeler, 1. bs. 2000; 5. bs. 2013), Ansızın Yola Çıkmak (hikâyeler, 2000; 5. bs. 2012), Aşkın Diyalektiği (denemeler, 1. bs. 2002, 7. bs. 2013) Toz (öyküler, 1.bs. 2002, 5.bs. 2013) Yazı İmge ve Gerçeklik (denemeler, 2002; 3.bs. 2011), Düşünsel Duruş (denemeler, 2004, 6.bs. 2013), İmkânsız Öyküler (öyküler, 1. ve 4. bs 2010), Siyasal İstiareler (denemeler, 2009; 2.bs. 2010), Açık Mektuplar (2014). Çok Sesli Bir Ölüm ve Çözülme adlı hikâyeleri ayrıca TV filmi yapılmış, bunlardan ilki, Uluslararası Prag TV Filmleri Yarışmasında jüri özel ödülünü almıştır. Türk Dil Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, RTÜK’ün iştirakiyle düzenlenen Karaman Türk Dili Ödülü’nde “Türkçeyi güzel ve doğru kullanan edebiyatçı ödülü” Rasim Özdenören’e verilmiştir (2008). 2009 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne layık bulunmuştur.




Osman Şahin, 1940'ta Mersin'in Aslanköy kasabasında doğdu. Dicle Köy Enstitüsü ile Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nü bitirdi. Güneydoğu, Malatya, İzmit, İstanbul liselerinde spor öğretmenliği yaptı. 12 Eylül darbesinden sonra sürgün edilerek zorla emekli edildi. Bir roman eleştiri yazısı yüzünden 18 ay hapis yattı. Kırmızı Yel ile TRT Öykü Büyük Ödülü’nü, Ağız İçinde Dil Gibi ile 1980 Nevzat Üstün Öykü Ödülü’nü, Selam Ateşleri ile 1992 Ömer Seyfettin Öykü Ödülü ve 1994 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, Mahşer ile 1998, Ölüm Oyunları ile 2003 Yunus Nadi Öykü Ödülünü aldı. 1997 Ankara Film Festivali’nde Aziz Nesin Emek Onur Ödülü, 1999 Antalya Film Festivali'nde Yaşam Boyu Altın Portakal Onur Ödülü, aynı yıl Truva Kültür ve Folklor Derneği Yılın Edebiyat Ödülü, 2007 Mersin Kraliçe Aba Ödülü, XI. Ankara Öykü Günleri Onur Ödülü, 2008 Söke Kültür Sanat Festivali Onur Ödülü, aynı yıl Mersin'de İz Bırakanlar Onur Ödülü, 2009 İzmir Dünya Öykü Günü Onur Ödülü ve Mersin Kenti Edebiyat Ödülü ile onurlandırıldı. Kırmızı Yel, 1984'te İsveç'te, pek çok öyküsü Polonya, Macaristan, Almanya, Fransa, Hollanda, ve Slovenya'da yayımlandı. 13 seçme öyküsü, Tales from the Taurus adıyla İngilizce ve Çince, üç öyküsü Kore dilinde yayımlandı. Bugüne dek 23 öyküsü filme alındı. Filmler, yurtiçi ve yurtdışı film festivallerinde Türk Sinemasına 35'ten fazla ödül kazandırdı.