Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 104 p. Herkesten Sonra Gelen 'de talihli okuru güzelce, titizlikle ve bariz bir dil zevkiyle insa edilmis okumasi lezzetli kurmaca metinler bekliyor. Hikâyeleri vasitasiyla düsünen, anlamaya çalisan, daha da önemlisi hisseden Emin Gürdamur'un gözü pek anlaticilari; masal evreninde bir cazuyu da, kendi siirlerinde kaybolmus bir sairi de, sehrin göbeginde bir kaybedeni, gecenin içine gözlerini dikmis bekleyen bir nöbetçiyi de, bir asigi ya da azap çeken bir yüregi de ayni korkusuz ustalik ve maharetle görüp isaret edebiliyor.Yazarin, her öyküde ayri kiliga bürünen, tok, merhametli, tedirgin ve ayni zamanda amansiz anlatici sesleri; onun, yeryüzü, sözcükler, masallar, efsaneler, hayat ve pek çok mefhum karsisindaki keskin dikkatini de ortaya koyuyor. Emin Gürdamur, okurlarina göz kamastirici ve tadina doyulmaz bir hikâye evreni kuruyor."Evren çok büyük, çok eski. Ama daracik ve taptaze hücrelerden yapilmiş. Ona ve kanatlarina yer açman gerek. Biraz annenin Delail'ül Hayrat'indan. Biraz babanin çatik kaslarindan. Ablanin iyiliksever yüzünden. Teyzenin, kocasindan gizli biriktirdigi harçliklardan. Yer açman. Kendini itebildigin kadar kenara ittin, olmadi. Kenarda sadece uçurum var. Uçurumun agzi açildi mi, sorular at sinekleri gibi üsüsür içine. Aglamak uçurumlari doldurmaz."