
Geleneğe göre Alevi—Bektaşi Edebiyatı’nın kaynağı Yunus Emre’dir, kurucusu ise Kaygusuz Abdal. Bu edebiyat içinde en orijinal didaktik eserleri sunan da Hatayî’dir. Fakat bu edebiyatın en yüksek şairi, hiç tereddütsüz söylenebilir ki Pir Sultan’dır. Hatta o, yalnız Alevi—Bektaşi Edebiyatı’nın değil, Türk Halk Edebiyatı’nın en büyük şairlerinden biridir. Klasik Edebiyat ve Tasavvuf Tarihi alanlarında çok önemli bir yere sahip olan Abdülbâki Gölpınarlı tarafından titizlikle ve akademik bir metotla hazırlanan bu eserde, Pir Sultan Abdal’ın hayatı ve şairliği anlatılıyor, şiirleri günümüz okuyucusuna yabancı olabilecek kelimelerin açıklamalarıyla birlikte aktarılıyor. Dün gece seyrinde coştuydu dağlar Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyü Gündüz hayalimde gece düşümde Düş de ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Author

Asıl adı Mustafa İzzet Bâkî olan edebiyat tarihçisi ve çevirmendir. Abdulbaki Gölpınarlı'nın ataları Kafkas kökenli Vubh veya Ubıhlardır. Gazeteci olan babası Ahmed Agâh Efendi, Mevlevî idi. Gelenbevî İdâdîsinin son sınıfındayken babasını kaybetti. Tahsiline ara vererek çalışmaya başladı. İstanbul Vezneciler'de kitapçılıkla uğraştı. Çorum'un Alaca ilçesindeki Menbâ-i İrfân İptidâî Mektebinde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. 1922’de İstanbul’a döndü, sınavla son sınıfına girdiği İstanbul Erkek Muallim Mektebi’ni, ardından da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü, Profesör Köprülüzâde Mehmet Fuat Bey'in nezaretinde hazırladığı Melâmilik ve Melâmiler adlı mezuniyet tezi ile bitirdi (1930). Edebiyat öğretmeni olarak Konya, Kayseri, Balıkesir, Kastamonu liseleriyle İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde çalıştı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Farsça okutmanlığı yaptı. Doktorasını verdikten sonra aynı fakültede Metinler Şerhi okuttu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde İslam-Türk Tasavvuf Tarihi ve Edebiyatı dersleri verdi. 1945’te Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine aykırı davrandığı iddiasıyla tutuklandı; 10 ay hapis yattıktan sonra beraat etti ve yeniden görevine döndü. 1949’da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.