
Zaman'ın usta öykücüsü... "..Saatler'deki altı öyküyü, Aksal'ın yazdığı ya da yenilediği "kesin" denebilecek biçimlerini temel alan Gazoz Ağacı ve Diğer Öyküler'den aldım. Kitaba adını veren "Saatler" dışındaki beş öykü, dediğim gibi, yazarının yenilediği ya da zaten "yenilenmiş" tavrıyla yazdığı için "yeni" olan öykülerdi; onları seçmek zor olmadı. Altıncı öykü için, ilkin Aksal'ın bilinen en eski öyküsü olan "Semtin Kahvesi"ni düşündüm. Bu öykü, Gazoz Ağacı ve Yaralı Hayvan'da yer almadığı gibi, Aksal'ın bu iki kitabı gözden geçirip yeni öyküler ekleyerek yayımladığı Gazoz Ağacı / Yaralı Hayvan'a da alınmamış, dolayısıyla Arif Yılmaz'ın eleştirel basımına da ilk haliyle girmişti. Bu özelliğiyle, öteki öykülerle karşılaştırıldığında yazarının 45 yıllık öykücülüğünde dilinde ve biçeminde nelerin değiştiğini, nelerin aynı kaldığını izleyebilmek için ideal bir örnek olacaktı. Ama sonra, yazarının (gerekçesi ne olursa olsun) en son kitabına almadığı ya da belki alamadığı bir öyküyü böyle hedef kitlesi belirli, sayfa sayısı sınırlı bir derlemeye alma yetkisini göremedim kendimde. Sonuçta, Aksal'ın bütün yazdıklarında başlıca izleği olan "zaman"ı (şiirlerindeki kadar felsefi ve soyut düzlemlerde, bağlamlarda olmasa da) ele aldığı bir öykü olan "Saatler"i tercih ettim. Umarım yaptığım seçimler, genç okurlarımızı Sabahattin Kudret Aksal'ın bütün öykülerini, oyunlarını ve (Enis Batur'un yerinde saptamasıyla "ürpertici yalınlıktaki") şiirlerini de okumaya yöneltecek uygunluktadır." Selahattin Özpalabıyıklar
Author

5 Mart 1920’de İstanbul’da doğdu. 1937'de Özel Işık Lisesi'nden mezun oldu. 1943'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1943-1948 arasında İstanbul'da çeşitli liselerde felsefe dersleri verdi. 1950'de kısa bir süre iş müfettişliği yaptı. İstanbul Konservatuvarı Müdürlüğü, belediye yazı işleri müdürlüğü, belediye iktisat müfettişliği görevlerinde bulundu. 1961'de Şehir Tiyatrosu Müdürü oldu. Belediye Konservatuarı Estetik Ve Psikoloji öğretmenliğinden emekli oldu. İlk şiiri 1938’de Varlık dergisinde, ilk öyküsü 1940’ta Küllük dergisinde çıktı. İlk oyunu Evin Üstündeki Bulut 1948’de oynandı. 1940'lardaki yeni edebiyat hareketi içinde yer aldı. Günlük yaşamın, küçük ayrıntıların avareliklerin şairi oldu. Cahit Sıtkı Tarancı etkisiyle hece vezni ve uyak kullandığı ilk dönem şiirlerinden sonra Garip akımı ve Orhan Veli'ye yakınlaştı. 1976 sonrasında ise yalınlığı elden bırakmadan dilde derinlik arayışına başladı. Uyak tekrar şiirinin köşetaşı oldu. Bu dönemde Garip'ten de uzaklaşıp İkinci Yeni havasına girdi. Kendisine özgü bir biçimde insan-doğa ilişkisine felsefe düzleminde yaklaştı. Şiirlerinde kent insanlarının gündelik ilişkilerini, saçmalıklarını, çatışmaya varan tartışmalarını ele aldı. Öykü ve oyunlarında ise psikolojik öğeleri ve biçim arayışlarını öne çıkardı. Çeviriler ve sanat üzerine yazılar yayınladı.19 Nisan 1993'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Mezarı Üsküdar'da Karacaahmet mezarlığındadır.