"Şiirin de, öteki uğraşlar gibi, kendine özgü bir öğrenimi, bir uzmanlığı olması gerekli gibi görünüyor, oysa böyle bir öğrenim yoktur. Burada 'uzmanlık' sözcüğünün durumu da sanırım epey değişikliğe uğrar, çünkü yıkıcı ozanlar belli bir uzmanlığı kaldırır, yerine bir başkasını koyarlar, şiir de böylece sürüp gider. Şiirin nasıl ortaya çıktığı belli değildir, sonradan kurulmuş olan şiir öğretimi ise ozan yetiştirmez, öğrenimi bulunmayan bu sanatı öğretenleri yetiştirir. Şiirin bilgisi başka, ozanın bilgili olması başkadır. Auden, ozanın bilmesi gereken şeyleri sıralamıştı bir konuşmasında, tavukçuluktan gökbilime değin her konu vardı listesinde. Homeros'un bildiklerine şaşmamak elde değildir. Ama şiir gene de bilgiden doğmaz. Bilim adamı, bildiklerinden başka bir bilgi çıkarmak için çalışır; ozan ise meraklarından 'ben'i çıkarmak ister. Bu 'ben' kendisi değildir, yaratılacak insandır." diyen Melih Cevdet Anday'ın bu kitabındaki şiirlerine Abidin Dino'nun yirmi iki deseni eşlik ediyor.