Türkiye'de organ nakline dair titiz bir çalışmanın ürünü olan bu kitapta Aslıhan Sanal, organ naklinin görece kısa tarihini ve kişisel, toplumsal, ahlaki, teknolojik ve ekonomik yönlerini ele alıyor. Organ nakli geçiren hastaların hikâyelerini okurken, yeni organların bu kişilerin hayata bakış açılarını, dünyayı ve kendilerini algılama biçimlerini nasıl değiştirdiğini ve bu değişimle başa çıkmak için ne tür yöntemler geliştirdiklerini görüyoruz. Babalarından aldıkları böbreği bir tahakküm aracı gibi görüp reddeden, eşlerinden böbrek aldıktan sonra karakterleri birden değişen, nakledilecek organ bulmak amacıyla ülke ülke dolaşan, parayla organ satın alma konusunda ahlaki ikilemlere düşen, ölüme yaklaştıkça hayatı ve kendilerini sorgulayan hastaların iç dünyası tüm gerçekliğiyle gözlerimizin önünde beliriyor. Hastaların öznel deneyimlerinin yanı sıra organ nakliyle ilgili yasal düzenlemelere ve yasadışı uygulamalara, organ ticareti ve mafyasına, bedenin metalaşmasına, toplumun ölüm, intihar ve akıl hastalığına bakışının organ nakli üzerindeki etkilerine de eğilen Sanal, okuru birbiriyle bağlantılı sayısız öğeden örülü karmaşık bir evrenle tanıştırıyor. Hastaları, doktorları ve organ nakline dair her türlü teknoloji ve uygulamayı içeren bu evrenin dönüşen ve dönüştüren yapısını anlatırken, aynı zamanda genel insanlık durumuna dair önemli belirlemelerde bulunuyor.