
Haziran 2012de Kitap-lık dergisinde kapak konusu olan bir proje 59 yazarın katılımıyla kitaba dönüştü. Murat Yalçının hazırladığı Yeraltına Mektuplar kitabına 59 yazar hayatta olmayan yazarlara yazdıkları mektuplarla katıldı. Yalçın, kitabın sunuşunda şunları söylüyor: "Kimi, belki hayatta fırsatını bulsa tanışacağı sevdiği yazara, kimi yitirdiği dostuna yazdı; kimi ondan kimi kendinden söz açtı." "Ne tür mektuplar bunlar? Açık adreslere yazılmış, yazar işi, açık, gecikmiş, belki de son mektuplar. Ölüme direniş yazıları da denebilir: Yitenlerin yaşadıklarına inanmışlık olmasa nasıl yazılsın?" "Sonraki projen Yeraltından Mektuplar olur herhalde diyen muzip dostlara, Kim bilir! demekle yetindim. Ama şimdi düşünüyorum da, bu mektupları okuyanlar o yazarların yanıtlarını da okur gibi olacaklar; her mektubun böğründe başka mektuplar var..." Yeraltına Mektuplar mektup yazınımıza yepyeni soluklar kazandıran, yazarların adeta birbirleriyle dertleştikleri, hem özel yaşamlarından kesitler sunan, hem birbirinden ilginç sırlar barındıran bir ortak-yapıt. Keyifli bir "seç, beğen, oku" kitabı!
Authors

She's not a hermit, though in other times she could have been. Her job is not in keeping with the times: she repairs the clocks in the Ottoman palaces. Şule Gürbüz is the only woman in the world to be an expert in mechanical clocks and author of two collections of stories which are small jewels of contemporary Turkish literature: Zamanin Farkinda (Aware of time, 2011) and Coskuyla Olmek (Die enthusiastically, 2012) Aged only eighteen she wrote her first novel, Kambur (The Hunchback, 1992), published at the first attempt by the well-known Iletişim, likewise publishers of her last two works. But, apart from an interval marked by a collection of poetry and a theatrical text, for almost twenty years Şule Gürbüz has remained outside the Turkish literary scene. She studied History of Art in Istanbul and Philosophy in England. On her return she became apprenticed to Recep Gürgen, the last master clock maker in the Imperial Palaces, to then become in her turn a master. Over the years the two of them were able to set working more than 300 clocks, both Turkish and foreign, belonging to the period between the XVI and XIX centuries. For the most part these clocks were recovered from a state of abandon and then put on show in museums which are today housed in the Topkapi and Dolmabahçe Palaces. This path has played a determining role in Gürbüz's writing which reflects on human existence and the sense of life using expressive and ironic language, taking up and giving voice to various themes in the Turkish-Muslim culture.

Mine Söğüt (1968, İstanbul), Türk gazeteci, yazar. Babası bir deniz subayı olan Mine Söğüt, ortaöğrenimini Kadıköy Kız Lisesi’inde tamamladığı 1985 yılında babasını kaybetti. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde girdi. Gazeteciliğe 1990 yılında Güneş Gazetesi’nde başladı, İnsan Hakları Servisi’nde muhabirlik yaptı. Güneş Gazetesi’nin kapanmasından sonra Tempo Dergisi ve Yeni Yüzyıl gazetesinde çalıştı. 1993 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği yarışmada, Haber dalında mansiyon aldı. 1996-2000 yılları arasında Haberci adlı televizyon belgeselinin metin yazarlığını yaptı. 1999-2001 yıllarında Öküz dergisinde yazdığı yazılarla tanındı. Profesyonel gazeteciliği bırakan Söğüt, 2001-2005 yılları arasında Cihangir Postası adlı yerel bir gazetenin gönüllü editörlüğünü yaptı. Karikatürist Bahadır Baruter ile evlidir.
Türk yazar ve çevirmen. Edebiyat kitaplarının ve çevirilerinin yanında, sinema yazılarıyla da tanınmaktadır. Avusturya Lisesini ve ardından İÜEF İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Birçok dergi ve gazetelerde çevirileri, sinema ve edebiyat yazıları yayınladı. Boğaziçi Üniversitesi'nde sinema ve edebiyat dersleri verdi. Özellikle Nabokov, Mann, Borges, Kundera ve Woolf çevirileriyle tanınır. Ayrıca, Bahçe isimli bir kısa filmi bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Ayrıca Radikal gazetesinde haftalık sinema yazıları yazmıştır.


Yalçın Tosun (Ankara, 1977) Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Özel Hukuk Doktorasını tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Öyküleri Adam Öykü, Notos Öykü ve Kitap-lık dergilerinde yayımlandı.

Davutpaşa 28. İlkokul ’dan sonra Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi (1956). İÜ Hukuk Fakültesi’nde okudu. 1963’te düzeltmen olarak girdiği Cumhuriyet ve Yeni Gazete’nin (1970-71) sanat sayfalarını yönetti. Altın Kitaplar Yayınevi’nde çalıştı; Yeni Edebiyat dergisinin (24 sayı, 1969-71) kurucusu ve yazıişleri müdürü oldu. Aralık 1980’den beri yayımlanmakta olan Gösteri dergisinin genel yayın yönetmenliğini sürdürmektedir. Halen Hürriyet gazetesinde yayın danışmanı ve köşe yazarıdır. Doğan Hızlan; çalıştığı üç gazete dışında, Pazar Postası, Yankı, a, Türk Dili, Dönem, Yelken, Şiir Sanatı, Papirüs, Soyut, Yeni Edebiyat, Devrim, Gösteri gibi dergilerde çoğunlukla eleştiri, kitap tanıtımı türünde yazılar yazdı. Onat Kutlar, Kemal Özer, Adnan Özyalçıner ve Konur Ertop’un da bulunduğu a dergisi etrafında oluşan “a kuşağı” arasında anıldı. 1974’te TRT’de “Yaşayan Edebiyatçılar” adlı programı hazırlayıp sundu. 1972’de TRT İstanbul Radyosu’nda “Kitaplar ve Düşünceler” programıyla başladığı kitap programlarını, “Karalama Defteri” adıyla TRT-2’ye taşıdı. Başından beri yapımını ve sunuculuğunu üstlendiği program daha sonra NTV’de ve CNN Türk’te yayınlandı. 2006 yılında 25. Uluslararası TÜYAP Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı seçildi.