Delilik üzerine devasa bir literatür olmasına rağmen akıllılık üzerine çok az düşünülmüş, çok az yazılmıştır. Deliliğe dair çoğu zaman kesin yargılarımız ve tuhaf hislerimiz vardır ancak akıllılık söz konusu olduğunda zihnimiz bir hayli karışıktır. Akıllılığın neye tekabül ettiği hiçbir zaman tam manasıyla ortaya konamamış, son üç yüz yılda onu “deliliğin zıttı” olarak tanımlamanın ötesine geçilememiştir. Çağın önde gelen psikanalistlerinden biri olan Adam Phillips, yalnızca psikiyatrinin değil aynı zamanda edebiyatın, tarihin, antropolojinin ve felsefenin koridorlarında dolaşarak bu iki kavram arasındaki tarihsel dengesizliğe meydan okuyor ve bizi akıllılık üzerine düşünmeye davet ediyor. Yaşamın farklı evrelerini ve ilişki biçimlerini içeren geniş bir yelpazede akıllı öznenin modern dünyadaki imkânlarına dair gerçekçi ama umut dolu bir analiz sunuyor.