Margins
Bir Apaçi Masalı book cover 1
Bir Apaçi Masalı book cover 2
Bir Apaçi Masalı book cover 3
Bir Apaçi Masalı
Series · 4 books · 2011-2015

Books in series

Bir Apaçi Masalı book cover
#1

Bir Apaçi Masalı

2011

Dizüstü Edebiyat'ın son kitabı yine çok farklı, yine çok eğlenceli! "Masallar dinleyerek büyümeyen çocukların masal gibi hayatları olur" diyerek başladı yola. Toprak kokusundan arabeske, gecekondu yaşamından barmenliğe, Alanya'dan İsveç'e ve dünyanın 80 ülkesine! Sosyal, sınıfsal, duygusal ne derdimiz varsa hepsini yaşamış ve "Apaçi" deyip de anlayamadığımız gençlerin hayatını modern bir masala dönüştürmüş Angutyus'la tanışıyorsunuz.
Kebabman book cover
#2

Kebabman

2012

Toprak kokusundan büyük şehre, gecekondu yaşamından barmenliğe, Alanya'dan İsveç'e ve dünyanın 80 ülkesine! Apaçi deyip de anlayamadıklarımızı modern bir masala dönüştürmüş Angutyusun beklenen ikinci kitabı ile bu kez İngilteredeyiz. 'Belki bir köşede ölecektim. Ailem cesedime bile ulaşamayacaktı. Artık adım, soyadım, nereden geldiğim, nerelere gideceğim önemli değildi. Belki farkında değildim ama ben o gece sadece dönüş biletimi yakmamıştım. Yalan dünyamı da yakmıştım. Kol gibi hayatın gerçekleriyle baş başaydım artık, tek tabanca... Hani demiştim ya, masallar dinlemeden büyüyen çocukların masallar gibi hayatı olur. Madem masallar dinlemeden büyümüştüm, öyleyse kendi masallarıma inanacaktım. Madem kendi masalımı yaşıyordum, o halde bana bir masal kahramanı lazımdı. Ben de kendi kendimin kahramanı olurum, dedim. Doğru mu yaptım, yoksa yanlış mı? Hiç düşünmedim o günden sonra.' -Angutyus
Biz Ucuz Adamlardık book cover
#4

Biz Ucuz Adamlardık

2014

Angutyus’un baş döndürücü macerası frene basmadan devam ediyor. İngiltere’de vitrinin arkasındaki hayatın tam göbeğinde, kavganın, tehlikenin, karmaşanın kol gezdiği sokaklarda tek başına genç bir adam. Yersiz yurtsuz, geçmişinden ve geleceğinden vazgeçmiş, kasırgaların içinde savrulan bir kebabman. Biliyordum, ilk kural şuydu: “İngiltere’de asla yere düşme!” Ama düştüm. Beni darmadağın ettiler. Alanya kumsallarından yola çıkıp kendini İngiltere’de bulan Angutyus’un artık tek istediği bir parça sükûnet. Fakat onunki öyle bir dünya ki; holiganlar, ayyaşlar, eroinmanlar, yok sayılanlar, kaçaklar, fahişeler, üçkağıtçılar her köşede fink atıyor. Gurbet, hasret, eski hesaplar, yeni aşklar ve iyileşmeyen yaralarla boğuşurken kan revan içinde yazılan bir destana tanıklık edeceksiniz. Leeds maçında yaşananlar bir milat oldu.. Ben bu insanları biraz tanıyorsam, çok yakında buralarda insan avı başlayacaktı. Angutyus’un heyecanlı, duygusal, komik ama mutlaka okuyanı yerine çivileyen yolculuğu, Bir Apaçi Masalı 4 – Biz Ucuz Adamlardık’ta sürüyor. Kimselere küskün değildim. Biz böyle adamlardık işte. Halil, enişte, Kadir, Beyto, Erol, Şakir, Cezmi ve onlarcası. Eline sopayı alınca insafı da vicdanı da kalmayanlar. Ben. Biz ucuz adamlardık.
Artık Bu Numarayı Arama Anne book cover
#5

Artık Bu Numarayı Arama Anne

2015

Son yılların en büyüleyici hikayesi, bu kez çok zorlu bir yol ayrımında. Gurbet ellerde hayatın sillesini olanca ağırlığıyla yiyen kebabman seçimini yapmak üzere. Bir yanıyla nefret ettiği, bir yanıyla sevdiği İngiltere’den kurtulabilecek mi? Dokuz sene süren nefes kesici macerada çember kapanmak üzere. Angutyus her zamanki gibi sürekli kaçıyor. Ayyaşlardan, ırkçılardan, kavga dövüşten; ama belki en çok kendisinden…. Başına gelenler yine çok komik. Hamza Abi karşımızda kollarını üç defa açıp kapattı manyak gibi. Sonra ellerini uzattı üç defa. Önce sağ omzunu, sonra sol omzunu üç defa kaldırıp indirdi. En sonunda da ellerini yumruk yapıp işaret parmaklarını çıkararak üç defa eğilip kalktı. Bayram fısıldar gibi, “Abi bu Hamza Abi’nin sabah sporu.” dedi. Çok tehlikeli. Büyük patron ön tezgahın kapısını açtı. İri yarı olana öyle bir gömdü ki kafayı, kırılan burun kemiğinin sesini ben içeriden duydum. Ben de ince olana sağlam bir yumruk çıkarttım. Ellerini havaya kaldırdı, “Ben yokum, ben yokum!” Bir tane daha vurdum. Burnu kanamaya başladı. “Artık çok geç!” dedikten sonra Allah ne verdiyse giriştim. Ve çok hüzünlü. “Abi dün gece yıllar sonra ilk defa gökyüzüne baktım. Yıldızlar falan vardı.” Hamza Abi bir yudum çekti viskisinden, “Yedin iyice kafayı anasını sattığımın yerinde.” dedi. “Yok abi kafa bulmuyorum, ciddiyim. Senelerdir ben hiç gökyüzüne bakmamışım.” dedim. Çingeneler, askerler, katiller, hırsızlar ve keşlerle dolu bir arenada, Angutyus’un kaderiyle yaptığı ölüm kalım savaşına tanıklık edin.

Author

548 Market St PMB 65688, San Francisco California 94104-5401 USA
© 2026 Paratext Inc. All rights reserved