
Kazıyı iki bölüme ayırabiliriz. Orhan Duru, yapıta adım veren oldukça oylumlu ilk öyküsünde, melankolik bir ruh haliyle kendi geçmişinin izini sürüyor. Geniş aralıklı zamansal yolculuklarla çocukluğu ve yetişkinliği arasında kurduğu bağ, aslında her yetişkinin bir zamanlar yaşadığı ve her çocuğun da bir zamanlar yaşayacağı deneyimin ne olduğunu sorgulamamıza kapı aralıyor. Geçmişten bugüne iz bırakan ve "büyüdükçe" biraz daha hüzünle anımsanan yaşam, Orhan Duru'nun "Kazı"sında olanca gerçekliğiyle okunmayı bekliyor. Yapıtın diğer bölümünü oluşturduğunu varsaydığımız on iki kısa öyküde ise Orhan Duru, günümüz insanının pek önemsemediği ayrıntıların arkasında ne olup bittiğini, aslında tam da kara mizaha konu olan "modern" yaşamın yansılarını ele alıyor. İçindekiler: Kazı Kadınlar Isılarda Dudak Dudağa Halter Kandırılma Bunamalar Boğultu Düş Peşinde Balıklar ve İnsanlar Çittagong Beyaz Eşyalar Göz Ucuyla Dubai ve Dümbelek