“Küçük kıpırtı Tarihi” başlığının yanıbaşına yerleştrdiğim “köşebentler” sözcüğünün dekoratif bir öge sanalmamasını dilerdim. Kitaptaki yazılar, bir dönemin belli anlarını yansıtan ve bir yandan da derinlemesine çözümlemelere gererksinim duyan panoramik görüntülerin gerçekten de, köşebentleridir. Albümü tarayanlar, benim bir derkenar notlarım aracılığıyla anılarını tazeleyebilir, 1985-1992 arası içinden geçtiğimiz, içimizden geçen şeridin kültürel cephesinin bir bölümüyle yeniden yüzleşebilirler.