Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 108 p. Bazen, tam gün ortasinda bir saskinlik basiyor beni, bunu anlatamam! Mesela, sehrin ayarini bozuyor cami bahçesinden sokaga sarkan güller; tesadüfen talandan kurtulmus iki arkadas gibi, bakisip duruyoruz birbirimize. Sanki dünyaya gelmeden çok önce, hiç hatirlamadigim bir yerde, hafizamin kuytuluguna atilmis bir dügüm çözülüyor bakistikça. Gök, benim o büyük semsiyem gök, bakislarimdaki hayret yüzünden uzayip genisliyor; kendimi bir yabanci gibi hissediyorum onun altinda. "Belki de ben burada," diye geçiriyorum içimden; "belki de ben burada, ilk insanin yere birakildigi an unutulmasin diye, onun hayretini beklemekle görevlendirilmis bir nöbetçiyim." Yesermis ekinlerden, yikilip kurulan kentlerden ve kopmus onca takvim yapragindan sonra bile, hâlâ sasirabilir insan.