
“Bu çalışmada, otoetnografi ve sinemanın, anlamın inşasında birbirini tamamlayan araçlar olduğunu ve bu araçların toplumsal yapıları ve bireysel deneyimleri birleştirerek güçlü bir anlatı oluşturduğunu, içinde senarist, oyuncu ve yönetmen olarak yer aldığım filmler üzerinden ortaya koymaya çalıştım.” İnsan, hayatı, dünyayı ve kendini nasıl anlamlandırır? Anlamı nasıl inşa eder? Sinema, bu anlam inşasında nasıl bir rol oynayabilir? İnsanın kendi hayat deneyimleri ile sinema yaratımı arasında nasıl bir etkileşim olabilir? Ercan Kesal, Sinemada Anlam Arayışı’nda otoetnografik yöntemle, yani kendi deneyim ve üretiminin eleştirel bir okumasını yaparak, bu sorulara cevap arıyor. Bir yandan sosyal teoriden, diğer yandan üç büyük yönetmenden, Ingmar Bergman, Andrey Tarkovski ve Krzysztof Kieślowski’den ilham alarak yapıyor bunu. “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmini kendi taşra hekimliği deneyimi ile, “Nasipse Adayız” filmini de kendi “gerçek” belediye başkanı aday adaylığı deneyimiyle etkileşimleri içinde değerlendirirken, hakikat ile kurmaca arasındaki ilişkiye ışık tutuyor.
Author

1959'da doğan Ercan Kesal, hekim ve sinema oyuncusudur. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1984 yılında mezun oldu. Keskin Devlet Hastanesi, Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği yaptı. Daha sonra özel hastane sektörüne girdi. Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak filmiyle oyunculuğa adım attı. Bir Zamanlar Anadolu'da filminde Ebru ve Nuri Bilge Ceylan'la birlikte yazdığı senaryo; 2011 yılında Asia Pacific Screen Ödülleri'nde "En İyi Senaryo" dalında ödüle aday gösterildi. Peri Gazozu (2013) ve Nasipse Adayız (2015) kitapları İletişim Yayınları tarafından basılmıştır.