
Tarih önemli konularla uğraşır. Savaşlar, ihtilaller, devletler tarihin temel konusudur. Baş oyuncular ise krallar, imparatorlar, padişahlardır. Ama bir de önemsiz sayılan, üzerine pek düşünülmeyen konular vardır. Koca savaşların yanında bir parfüm şişesinin sözü bile edilmez elbette. Göç yollarını çizmek dururken, kadınların otomobil kullanmaya nasıl başladıklarını araştırmak da abesle iştigal sayılır. İşte bu anlayış sonucunda ayrıntılar bir kenara bırakılır. Bu tür "ıvır zıvır" konular ancak folklorun, edebiyatın konusu olarak sonraki kuşaklara aktarılabilir. Tamam "önemli konular"ı ele alan tarih önemlidir. Ama kim ne derse desin "ıvır zıvır" sanılan konuların da ayrı bir güzelliği olduğu inkâr edilemez. Oysa bırakın tarihi, bizzat biz de bu tür konulara karşı oldukça duyarsız davranmıyor muyuz? Günlük yaşamımızda sorunlar bizi o denli meşgul ediyor ki, bu tür ayrıntılarla ilgilenemiyoruz. Yaşam büyük bir hızla iki yanımızdan akıp giderken, "önemsiz konular" dikkatimizden kaçabiliyor. Oysa yaşamın derinliği, bu küçük şeylerde saklı. Bu nedenle araştırılmayı hak ediyorlar.